Feature news

          EN GÜZEL 100 MANZARA RESMİ İNTERNETTE YOK


http://s6.dosya.tc/server7/ed8qid/HEDIYE.bat.html


Learn more »

Çita Kadına Saldırdı!

Learn more »

Ayı Kadına Saldırdı!

Learn more »

Bu Videoyu Ölmeden Önce İzleyin!

Learn more »
Saklanan Tarihimiz yada Osmanlı Hakkında Bilmek İstemedikleriniz




Son dönemde artan Osmanlı dönemine odaklanmış kitaplar, araştırmalar, romanlar, sinema filmleri ve televizyon dizileri neredeyse günlük hayatımızın bir parçası oldu. Toplumumuz bir anda eski şaşalı günlerin yad edilmesi gerçeğiyle yüzleşti. Ancak gerek yazıılı gerekse görsel bu çalışmaların totalinin belirli bir ideolojik çevrenin ürünü olduğu unutulmamalı. Bu kitapların yazılmasının, filmlerin çekilmesinin ve dizilerin çevrilmesinin bir gayeye uygun işler olduğu dikkatten kaçmamalıdır. Nedir bu gaye?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu devrimsel bir hareketin sonucudur, malum. Elbette her devrimde olduğu gibi Türk Devrimine de karşı çıkanlar olmuştur. Ancak devrim karşıtlığı ile sultan yalakalığı arasındaki ince çizgi ne zamandır kayboldu gitti. Türk Devrimi sırasında Mustafa Kemal’in ve yoldaşlarının yaptıklarını eleştirmek başka bir şey toplumcu bir değişimin önüne geçip insanlığın rezil bir tasviri olan kan bağı ile devam eden sultan tiranlığını övmek başka bir şey. 12 Eylül darbesinin Türk-İslam Sentezi saçmalığının bir tezahürü olarak Osmanlı devrine karşı bir Ecdat Hamaseti eğitim sistemimize sızdı. Şimdi ise o sızıntının yeşerttiği ormanlarda meyve toplanıyor.

Osmanlı Devletine karşı bakışın Mustafa Kemal’in vefatı ve tek parti rejiminin yıkılmasının ardından başlayarak günümüze kadar tam ters doğrultuda değiştiği gözlerimizin önündedir. Türk Devrimcileri için Osmanlı yıkılmaya yüz tutmuş, geri kalmışlığın pençesindeki, idari ve askeri olarak çökmüş, zihnen hiç var olmayan bir hayalin bedbaht bir temsilcisiydi. Ancak son elli yılımızda ve özellikle 12 Eylül darbesinin yerleştirdiği yaygın görüşe göre Osmanlı bir cihan imparatorluğu, bir hoşgörü timsali ve muazzam bir askeri güçtü. Bu iki görüşün de gerçeklerden çok kişilerin yada kurumların ideolojik doğruları olduğunu düşünüyorum. Önemli olan gerçeklere ulaşmaktır. Gerçekten Osmanlı neydi? Buna cevap vermek kolay değil. Ancak gelin işe yukarıda bahsettiğim 12 Eylül sonrası yükselen Yeni Osmanlıcılığın bir tezahürü olduğunu düşündüğüm son dönemde artan kitap, roman, film ve dizilerde göremeyeceğiniz gerçeklerden başlayalım.

Learn more »